kalemimden damlalar
30 Eylül 2008 Salı
13 Mart 2008 Perşembe
Gerçek yazılar-1
Çalışmayı ikinci plana itip kolay kazanmayı gelenek haline getirmiş insanlar beni hep korkutmuştur.
Ya babadan gelen zenginlik ya da sevgisizlik itmiştir onları bu yollara. Bir meslek edinemedikleri gibi okuyup eğitimini tamamladıktan sonra bir yerlerde iş tutmakta angaryadır onlar için...Bir cezaevinin koğuşunda yoğun sigara dumanları arasındaki öyküleri hep düzene karşı olur.
Devlet onlara sahip çıkmamıştır. Çıkmadığı gibide itelemiştir pisliklerin içine. Devlet onlara bakmak zorundadır çünkü devletin işi onlara bakmaktır.
"Devlet onlara birşey kazandırmadıysa suç kendilerindemidir?" kendileri hep haklı olurlar. Yaşam onların gece geç saatlere kadar kahvehane köşelerindeki muhabbetlere itmeseydi, haksızlıklara karşı koymak için suç işlemezlerdi dürtüsü hakimdir hep.
Ve bu garip duyguya herkesi inandırmak için yalanlar arasında gidip gelme yarışı içindedirler. Suçlu devlet tembellik mubahtır. Ailesi onların eğitimini tamamlatmak için bir sürü çaba harcamıştır ama bu düzen hizmet edilemiyecek kadar suçludur.
İşleri olmadığı için gelir sahibi olamazlar. Ana babadan gelecek gelirleri düşünürler. Bu komprador düzen yanlızca kapitalist uşaklarına çalışır. Düzen bu komprador uşaklarına emanet ettiği sürece bu ülkeye hizmet edilmez. Amerikan sermayesiyle kurulmuş fabrikalarda çalışılmaz ve hatta yaşanmaz bu ülkede.
Onlar en sosyal içerikli romanları defalarca okurlar. Sorulan soruların her bir bölümünde okudukları kitaplardan enstantaneler vardır. Hoş ya o birkaç kitap dışında kültür yoktur. Felsefenin başlangıç ilkeleri bu birkaç kitapla dondurulmuştur. Ve yaşam bu şekilde yaşanamaz duruma getirilmiştir. Gerçek düzen o kitaplarda saklı olsada yazarları da opurtinist tavırlarından taviz vermeden yaşamaya devam ederler. Ceplerindei ABD dolarları, ABD sigaraları tüttürmek düzenin gereğidir.
Yaşam bu şekilde yaşanılınır. Çünkü düzen bunu ister.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

